| TR | EN |

Konuşma: “İslam, İslamcılık ve Şiddet: Orta Doğu bir İstisna mı?”

comment : 0

23 Şubat 2015 de TÜSİAD merkez binasında Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu’nun ev sahipliğinde “İslam, İslamcılık ve Şiddet: Orta Doğu bir İstisna mı?” başlıklı bir toplantı düzenlendi. Açılış konuşmasını Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Yılmaz‘ın yaptığı toplantıda Brookings Enstitüsü üyesi Dr. Shadi Hamid konuşmacı olarak yer aldı.

Halifelik sonrası düzen savaşı

Konuşmasına 1924 yılında halifelik kurumunun kaldırılmasını hatırlatarak başlayan Shadi Hamid, o tarihten beri İslamcıların halifelik sonrası düzen için savaştıklarını söyledi. Hamid, bu savaştaki temel sorunu dinin kamusal hayattaki rolü ekseninde değerlendirdi ve “Ilımlı ya da ekstremist fark etmeden tüm İslamcı gruplar bu sorun üzerine kendilerini konumlandırıyorlar” dedi. İslamcıların toplum tarafından “dini araçsallaştıran grup” olarak tanımlandığını söyleyen Hamid, “Belki de araçsallaştırmıyorlardır ve ne yapıyorlarsa ona tamamen inanıyorlardır” ifadesini kullandı.

Dr. Shadi Hamid, Orta Doğu’daki ülkelerde sekülerlik tanımı farklılığını Tunus, Türkiye ve Mısır örnekleri üzerinden değerlendirdi. Hamid bu durumu “Türkiye’de birisinden seküler olarak bahsediyorsak o sekülerdir. Tunus’ta sekülerlik algısı biraz daha sabittir. Fransız etkisinden dolayı laiklik baskındır. Mısır’da ise tam anlamıyla bir seküler kesimden bahsedilemez. Mısırlılar dinin kamusal alanda rolünü savunurlar ancak bu rolün kapsamı konusunda ayrışmaya giderler. Onları sadece İslamcı olmamak ile tanımlayabiliriz” ifadeleriyle açıkladı. Mısır’daki bu kesimin hızla demokrasi karşıtlığına evrildiğini ve 2013 yılında Müslüman Kardeşler’e yönelik yapılan darbenin destekçileri haline geldiğini savunan Hamid, “Mısır’da sadece üç ya da dört liberal darbeye karşı çıktı. Geri kalanı açıkça İslamcıların öldürülmelerini destekledi” dedi.

‘İslam reformu Selefilik yolunda’

IŞİD’in ortaya çıkması ve Fransa’daki Charlie Hebdo saldırısı sonrası ortaya çıkan şiddete çözüm yolu olarak İslamın reformize edilmesi gerektiğini savunanları yanlış bulduğunu söyleyen Hamid, “İslam zaten bir çeşit reform sürecinde ancak bu reform sekülerlik yolunda değil. Daha çok İslamcılık ve Selefilik yolunda” dedi. Shadi Hamid, yirminci yüzyıl başlarında modernleşen İslamcılığın hedefinin modern öncesi dönem İslam hukuku ile modern ulus devleti uzlaştırmak olduğunu belirtti. Konuşmacı, bu durumun İslamcılar arasında siyasal İslam ve radikal İslam gibi bir ayrışmaya yol açtığını savundu.

‘Türkiye, yumuşak bir İslamizasyon sürecinde’ 

Shadi Hamid, Türkiye’yi “Yumuşak bir İslamizasyon sürecinde” olarak açıkladı ve “Hükümet bunu gerçekleştirirken İslam hukukunu yasallaştırmaya çalışmıyor ancak erken evliliği savunarak ya da 3 çocuk talepleri ile bu süreci gerçekleştiriyor” dedi. AKP’nin seçimlerdeki başarısını ekonomi ile ilişkilendiren Hamid, “Seçmenlerin İslamla alakası olmasa bile AKP’den iyi bir alternatifi olmadığını düşünerek AKP’ye oyunu veriyor” dedi.

(Ezel Şahinkaya/T24)